Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.47333.4872
Euro4.16964.1863
Site Haritası
Takvim
Diyabet
Diyabet

Diyabet Nedir?
Diyabet kronik, pankreasın yetersiz veya hiç insülin üretmemesiyle karakterize, Geker yüksekliğiyle seyreden bir hastalıktır. insülin,
Gekerin enerji olarak kullanılabilmesi için hücreye girmesini sağlamakta gerekli bir hormondur. Gnsülin miktarının veya etkinliğinin
azalmasına bağlı olarak kan Gekeri yükselir.(Hiperglisemi). Bu durum uzun dönemde birçok doku ve organlarda hasara yol açar.
Diyabetin iki önemli ve belirgin tipi vardır:

Tip 1 diyabet

Tip 1 diyabet otoimmün mekanizmalara bağlı olarak insülinin pankreasta hiç üretilmediği ya da çok az üretildiği tiptir. ‹nsülin vücutta hiç
bulunmadığından, diyabet ancak insülin enjeksiyonu veya pompayla tedavi edilebilir. Ayrıca tip 1 diyabete juvenil diyabet de denir.
Genellikle çocuk yada genç eriGkin çağda ortaya çıkar.

Tip 1 diyabet, bazen, insüline bağımlı, genetik olarak yönlendirilmiG veya erken baGlangıçlı diyabet olarak adlandırılır. Tip 1 diyabetli
hastalar genellikle insülini hiç üretmemektedirler.

Tip 1 diyabet herhangi bir yaGta da çıkabilir, fakat genellikle çocuklarda ve genç eriGkinlerde oluGur. Hasta kiGiler, kanlarındaki glukoz
seviyesini kontrol etmek için her gün insülin enjeksiyonu yapmak zorundadırlar. Eğer Tip 1 diyabetli kiGiler insülin bulamazlarsa diyabet
komasına girerler.

Uluslararası Diyabet Federasyonu, dünyada en az 17 milyon kiGide Tip 1 diyabet olduğunu tespit etmiGtir

Tip 2 diyabet

Tip 2 diyabet daha çok insülin direnciyle karakterizedir. Tip 2 diyabette insülin yeterince düzenli salınıp etkili olamamaktadır. Aslında
insülin miktarları normal, hatta fazla bile olabilir. Sıklıkla egzersiz ve diyet, tedavide en etkin yöntemlerdir. Bununla beraber tedaviye ilaç
ve bazen insülin de eklemek gerekebilir. Tip 2 diyabet en sık görülen tip olup toplumda rastlanma sıklığı oranı %90.dır ve dünyada
yaklaGık 246 milyon insan tip 2 diyabetlidir.

Tip 2 diyabetli kiGilerde, insülin üretimi azdır veya onu yeterince kullanamamaktadırlar.

Genellikle insülin enjeksiyonu gereksinimleri yoktur. Yalnızca diyet veya oral tabletler (ağızdan alınan ilaçlar) ile tedavi olabilirler.

Tip 2 diyabet, insüline bağımlı olmayan diyabet veya geç baGlangıçlı diyabet olarak da adlandırılır. Tip 2 diyabetli kiGilerin genellikle
insülin gereksinimleri yoktur. Genellikle, diyetlerini kontrol ederek, düzenli egzersiz yaparak, ağızdan ilaç ve bazen de insülin alarak
kanlarındaki glukozu kontrol edebilirler.

Tip 2 diyabet, 45 yaGından büyük GiGman kiGilerde en yaygındır. Bununla birlikte, artan obezitenin bir sonucu olarak, çocuklarda ve genç
eriGkinlerde de yaygın hale gelmektedir. Tip 2 diyabet en yaygın diyabet tipidir, tüm diyabetlilerin %90-95.ini oluGtururlar.

Eğer tip 2 diyabetli kiGilerde tanı erken konmaz ve tedavi edilmez ise, ölüme bile yol açabilen ciddi komplikasyonlar geliGebilir.Tüm
dünyada milyonlarca kiGi hastalığını bile bilmeden veya yeterli tıbbi bakıma ulaGmadan Tip 2 diyabetli olarak yaGamaktadırlar.

Uluslararası Diyabet Federasyonu, dünyada en az 170 milyon kiGide Tip 2 diyabetli olduğunu tahmin etmektedir.

Her iki tip Geker hastalığı da ciddi etkileri olan hastalıklar olup çocuklarda her iki tip diyabet de oldukça sık bulunmaktadır. Rastlanma
sıklığındaki artıG, özellikle çocukları korumanın ciddiyeti açısından önemlidir.

Diğer Diyabet Tipleri

Bir diğer diyabet tipi, bazen gebe kadınlarda oluGan, geçici bir diyabet formudur. “Gestasyonel Diyabet” olarak adlandırılmaktadır.
Hamilelik tamamlandığında genellikle kaybolmaktadır. Bu tip diyabeti olan kadınlar, daha sonraki zamanlarda, yüksek oranda, Tip 2
diyabet geliGtirme riskine sahiptirler (%15).

Bazı çocuklar tip 1 ve tip 2 arası mixt tip diyabet belirtileri gösterirler. Bu tip diyabete hybrit de denir. Çifte diyabet olarak da adlandırılan
bu diyabet tipi, özellikle GiGman çocuklarda çok görülmektedir.

Bunlara ek olarak bir de ileri yaGta görülen, tip1 benzeri diyabet vardır, MODY adı verilir.

Neden Dikkatli Olmalısınız ?

Gstatistikler Korkutucudur...

1985.te, tüm dünyada, tespit edilen 30 milyon diyabetli vardı. Bugün, 230 milyondan fazla diyabetli mevcuttur. YaklaGık 20 yılda, hemen
hemen yedi kat artma olmuGtur. Eğer bu epidemiyi yavaGlatmak için hiçbir Gey yapılmaz ise, 25 yıl içerisinde, sayı 350 milyonun üzerine
ulaGacaktır.

Diyabet Komplikasyonları maliyetinin, tüm dünyada total sağlık hizmetleri harcamalarının %5-10.unu oluGturduğu tahmin edilmektedir.

Diyabet, geliGmiG ülkelerde, eriGkin yaG çalıGma grubunda kısmi görme kaybı ve körlüğün temel nedenidir.

Diyabete bağlı parmak veya bacak amputasyonları, kazalarda oluGan amputasyonlara göre daha fazladır.

Diyabetli kiGiler daha fazla kalp infarktüsü ve felç geçirme riskine sahiptir.
Diyabetli kiGiler çok yüksek bir böbrek hastalığı geliGtirme riskine sahiptir.

Ülkelerin tahminen %25.i, kendi ulusal sağlık planlarında diyabet bakımında herhangi bir özel önlem almamaktadırlar.

Kimler Diyabet Olur ?
Herhangi bir kimse, herhangi bir yerde, herhangi bir yaGta diyabetli olabilir.
Birçok eriGkin, semptomları tanınmadan birkaç yıl önce diyabetli olmuG olabilir. Tanı konduğu sırada, bunların bir çoğunda, diyabet
komplikasyonları geliGmeye baGlamıGtır -Görme azalması, böbrek yetmezliği, kalp hastalığı, felç ve sinir hasarı gibi-. Dünyanın birçok
yerinde de, hiç teGhis edilmemiG birçok diyabetli vardır.
Diyabeti erken ortaya çıkarmak demek, tedavisinin daha kolay ve ciddi komplikasyon riskinin önemli ölçüde azaltılabilir olması demektir.
Diyabetin geliGmesine yardımcı birçok risk faktörleri vardır.

Tip 1 Diyabet Gçin Risk Faktörleri:
Bunlar, çok iyi tanımlanmamıGlardır. Fakat, genetik ve çevresel faktörlerin bu tip diyabet geliGimi için tetikleyici rol oynayabildiği
görülmektedir. Esas etken, oto-immün mekanizmasının bozukluğudur.

Tip 2 Diyabet için Risk Faktörleri:

* YaG: Diyabetli kiGilerin %90- 95.i tip 2 diyabetlidir. Bu tip genellikle 40 yaGın üzerindeki kiGilerde oluGur. Fakat zamanımızda, çocuk ve
adolesanları da önemli ölçüde etkilemektedir. YaGlandıkça, diyabet riski artmaktadır.
* giGmanlık: Tip 2 diyabetli kiGilerin %80.inden fazlası kiloludur. Ne kadar kilolu olursanız o kadar yüksek diyabet riski taGırsınız.
* Diyabete GliGkin Aile Hikayesi: AraGtırmalar, eğer yakın aile üyelerinde bir diyabet hikayesi var ise kiGilerin daha fazla risk altında
olduğunu göstermiGtir. Akrabalık ne kadar yakın ise, diyabet riskiniz de o kadar yüksektir.
* Fiziksel Aktivite: AraGtırmalar aktif bir hayat sürdürmeyen kiGilerin, daha fazla tip 2 diyabet geliGme riskinde olduğunu göstermiGtir. Ne
kadar az egzersiz yaparsanız diyabet geliGme olasılığı o kadar yüksektir.
* BozulmuG Glukoz Toleransı (IGT): Sağlıklı bir kiGinin kan Gekeri 70-110 mg/dl (100 mililitre kanda mg olarak glukoz) arasındadır. Veya
3.9-6.0 mmol/L arasındadır. BozulmuG glukoz toleransı, normalden daha yüksek bir kan glukoz seviyesidir. Açık diyabetin baGlangıcıdır.
*Irk/Etnik Özellikler: Bildiğimiz kadarıyla, ırk ve etnik özellikler bir kiGide diyabet geliGme olasılığını belirlemede önemlidir.
*Hamilelik Sırasında Diyabet: Bazı kadınlarda, hamilelikleri sırasında “gestasyonel diyabet” adıyla bilinen geçici bir diyabet tipi oluGur.
Gestasyonel diyabet tüm hamileliklerin %2-5.inde geliGir. Fakat genellikle, hamilelik sonlandığında kaybolur. Bununla birlikte,
gestasyonel diyabeti olan veya 4 kg veya daha büyük bebek dünyaya getiren kadınlarda, yaGamlarında daha geç bir dönemde, daha
fazla Tip 2 diyabet geliGme olasılığı vardır.

Diyabetin Uyarıcı GGaretleri Nelerdir?
KiGilerde, farklı uyarıcı iGaretler vardır ve bazen bunlar çok açık iGaretler olmayabilir. Fakat iGaretlerin bazıları, genel olarak tanıya yönelik
iGaretlerdir.
Yaygın Olarak Gözlenen Uyarıcı GGaretler

Tip1 Diyabet:
Tip 1 diyabetin baGlangıcı genellikle birdenbire ve dramatiktir (saman alevi gibi). AGağıdaki semptomları içerebilir:
* Anormal susama ve ağız kuruması,
* Sık idrara çıkma,
* Kol ve bacaklarda yorgunluk/Enerji azlığı,
* Sürekli açlık hissi,
* Ani kilo kaybı,
* YavaG iyileGen yaralar,
* Tekrarlayan infeksiyonlar,
* Bulanık görme.

Tip 2 Diyabet:

Yukarıda listelenen aynı semptomlar tip 2 diyabetli kiGilerde de gözlemlenebilir. Fakat, genellikle, semptomlar daha az belirgindir. Tip 2
diyabetin baGlangıcı yavaGtır ve sonuçta tespit etmek güç olabilir. Gerçekten de, tip 2 diyabetli bazı kiGiler, erkenden hiçbir belirgin
semptom göstermezler. Bu kiGilerde çoğunlukla hastalık tablosu birkaç yıl sonra teGhis edilir. O zaman birçok komplikasyon geliGmiG
olarak karGımıza gelir.
Diyabet olabileceğini düGünen kiGiler ve ailesinde diyabet olan ve yukarıdaki belirtileri olanlar bir diyabet uzmanına muayene olmalıdırlar.

Tip 2 diyabet özellikle 40 yaG üstündeki insanlara ciddi zararlar veren bir hastalıktır. Ancak son dönemlerde özellikle GiGman ve
hareketsiz çocukların artıGı ile beraber çocuk ve genç yaGta tip 2 diyabetli sayısı artmaktadır. Bu artıGın, beslenme biçimindeki değiGime
bağlı olduğuna inanılmaktadır. Dünyada yüksek yağ içeren yiyeceklerin artıGı, lifli gıdaların alınmaması, ailelerin evde yemek yerine
kolaycılığı seçip dıGarıdaki hazır yiyeceklere yönelmelerinin bunda etkisi olduğu düGünülmektedir.
Tip 2 diyabetlilerin büyük çoğunluğu (%85.i), tanı konduğu anda GiGmandır. Dünyada her 10 çocuktan birinin kilolu olduğu
düGünülmektedir. YaklaGık 30-45 milyon çocuğa denk gelen bu grubun 22 milyonu 5 yaGın altındadır. Tüm bu çocuklar yüksek diyabet
riski altındadır.

Diyabetin Komplikasyonları Nelerdir ?

Diyabet, yaGam boyu süren, dikkatli kontrol gerektiren kronik bir hastalıktır. Gerektiği gibi kontrolü olmaz ise, kardiyovasküler hastalık,
böbrek yetmezliği, körlük ve sinir hasarı gibi çeGitli komplikasyonlara yol açabilirler.
Kısa Süreli Komplikasyonlar
DüGük Kan gekeri (Hipoglisemi): Gnsulin kullanan bir kiGi, sık sık kan Gekerinin çok düGük seviyelere düGme problemi ile karGılaGabilir.
Buna, ihtiyaçdan fazla insülin yapmak, aGırı egzersiz yapmak veya yeterli karbonhidrat almamak yol açmıG olabilir. Hipoglisemi biraz
Geker yiyerek hızla düzeltilebilir. Eğer düzeltilmez ise kiGinin bilincini yitirmesine yol açabilir, acil hastane tedavisi gerektirir. Bunu
önlemek için diyabetli hastaların daima yanlarında kan Gekerini hemen yükselten glucagon iğnesi bulundurması gerekir.
Diyabetli kiGinin hipoglisemiden korunmak için belirtilerini bilmesi çok önemlidir. Kan Gekeri düGmesi hastada; acıkma, baygınlık, fenalık,
terleme, el, ayak titremesi, daha sonra Guur kaybı gibi belirtiler gösterir.
Hiperglisemi ve Ketoasidoz:
Kan Gekeri çok yükseldiğinde (>300 mg%) organizma, yağları yakıt olarak kullanır. Vücut yağları parçalandığında, keton diye bilinen asitli
atıklar oluGur. Vücut çok fazla miktardaki ketonları harcayamaz veya önleyemez ise bunları idrar yolu ile atıp tüketmeyi dener. Ancak,
vücut tüm ketonları serbestleGtiremez ve kanda birikirler. Bu durum ketoasidoz denen tabloya yol açar. Ketoasidoz, insülin yokluğu ile
ortaya çıkan ciddi bir durumdur. Esas olarak, tip 1 diyabetli kiGilerde çokça, tip 2 diyabetlilerin ayarsız olanlarında da daha nadir görülür.
Genellikle kötü kontrollü yada tedavi almayan tip1 diyabetlilerde görülür. Vücut, Gekere ihtiyacı olmasına rağmen insülin olmadığından
Gekeri baGka yollarla elde eder. Bu yol, yağlardır ve yağlardan Geker elde ederken bu normal olmayan üretim aynı zamanda keton
oluGmasına da neden olur.
KETON ARTIgI VE BELGRTGLERG:
• Hızlı nefes almaya,
• Kalp atıGında artıGa,
• Karın ağrısına,
• Kusmaya,
• Halsizlik ve ağızda elma çürüğü kokusuna neden olur.

Diyabetik ketoasidoz dünyada tip 1 diyabetli çocukların ölümüne neden olmaktadır. Eğer tedavi edilmezse %100 ölümcüldür. Genellikle
beyinde GiGme (edem) ile ölüm olur ve bu ölüm nedeni çocuklara özgüdür..
Yeni baGlayan tip 1 diyabetli çocukların %40.ında DKA görülür. Özellikle daha tanı konulmamıG çocuklarda, yüksek Gekerin uzun süre
devam etmesi Giddetli ketoasidozise neden olur. Tanı konulamayan tip 1 diyabetli çocukların en önemli belirtilerinden biri ise gece
terlemesidir. Yatak ıslak uyanırlar. Bu gibi ön bulguları anlatan posterler geçen yıl italya.da ailelerin çocuklarındaki hastalığı daha erken
görmesini sağlamıG ve ketoasidoz vakaları %78 den %12.5.a inmiGtir.
Diyabetli çocuklar tam sağlıklı ve üretken bir yaGam sürebilirler...

Laktik Asidoz:
Nadir görülen bir komplikasyondur. Laktik asidoz, laktik asidin vücutta birikmesidir. Hücreler, enerji için glukozu kullandıklarında, laktik
asit yaparlar. Eğer, fazla miktarda laktik asit vücutta kalıyor ise denge bozulur ve kiGi kendisini hasta hissetmeye baGlar. Laktik asidoz
nadir bir durumdur ve esas olarak tip 2 diyabetli kiGileri etkiler.
Bakteriyel/Mantar Gnfeksiyonları:
Diyabetli kiGiler bakteri ve mantar infeksiyonlarına daha yatkındırlar. Gnfeksiyonlar, sıklıkla idrar yolları ve üst nefes yollarında ve deride
ortaya çıkabilir.
Mantar infeksiyonları, atlet ayağı, ciltte yuvarlak oluGumlar ve vaginal infeksiyonlar da çok görülen problemlerdir.
Uzun Vadeli Komplikasyonlar

Göz Hastalığı:

Göz hastalığı veya retinopati, geliGmiG toplumlarda eriGkin yaG grubunda görme azalması ve körlüğün en önemli nedenidir. 15 yıllık
diyabeti olan hastaların yaklaGık %2.sinde legal olarak görme kaybı, %10.unda ise ciddi anlamda görme azalması vardır.
Böbrek Hastalığı:
Diyabet, böbrek hastalığının (nefropati) en önemli nedenlerinden biridir. Diyabetli tüm kiGilerin yaklaGık 1/3.ünde böbrek hasarına ratlanır
ve Tip 1 diyabetli hastaların yaklaGık %20.sinde böbrek yetmezliğine götüren fonksiyon bozuklukları oluGur.
Sinirleri Tutan Komplikasyonlar:
Diyabetik sinir hastalığı veya nöropati diyabetli tüm kiGilerin en az yarısını etkiler. Farklı nöropati tipleri vardır. Bunlar, ayaklarda, bazı
vakalarda ellerde, duyu kaybına, ayakta ağrıya neden olur ve kalbi, gözü, mideyi, mesane ve genital organları içine alan somatik organ
nöropatiye yol açar.
Ayaklarda duyu kaybı, diyabetli kiGilerin farkına varmadan ayaklarını yakmalarına ve yaralamalarına yol açar. Bu yaralanmalar ülserlere,
gangrenlere ve zamanında tedavi olmazlarsa muhtemelen amputasyonlara neden olabilir.

DolaGım Sistemi Hastalıkları:
DolaGım sistemi hastalığı veya kardiyovasküler hastalık tip 2 diyabetlilerde diyabet süresi ve Giddeti ile paralel bir artma gösterir. Avrupa
orijinli diyabetliler arasındaki tüm ölümlerin %75.ini kalp-damar hastalığı oluGturmaktadır.
Amerika BirleGik Devletleri.nde, koroner kalp hastalığı, 45 yaG üzerindeki diyabetli kiGilerin %8-20.sinde mevcuttur. Kalp hastalığı riskleri,
diyabetli olmayan kiGilerden 2-4 kez daha fazladır. Endüstriyel ülkelerde tip 2 diyabetli kiGiler için en temel ölüm ve sakatlık nedenidir.
Amputasyon
Diyabet, yaralanma veya travma sonucu olan amputasyonlardan sonra en yaygın amputasyon nedenidir. Diyabetli kiGiler, genel
popülasyona kıyasla, alt ekstremite amputasyonuna 15-40 kez daha fazla maruz kalırlar.

Diyabetin Tedavisi
Bugün diyabeti, tamamen iyileGtirici bir tedavi yoktur. Ancak, etkin tedavi vardır. Eğer, uygun ilaçlar, kaliteli bakım ve iyi tıbbi beslenme
alabiliyorsanız aktif ve sağlıklı bir hayat sürdürebileceksiniz ve komplikasyon geliGme riskini azaltmıG olacaksınız.
Gyi diyabet kontrolü, mümkün olduğunca normale yakın kan Gekeri seviyelerini muhafaza etmek demektir. Bu ,aGağıdakilerin bir kombinasyonu ile baGarılabilir.
Kontrollü Diyet
Yiyecekler, kan Gekeri düzeyini yükseltirler. Diyabetli kiGiler, herhangi bir kimse gibi, dengeli bir diyete ilave olarak karbonhidratlı besinleri
ölçülü almak zorundadırlar.

Fiziksel Aktivite

Egzersiz kan Gekerini düGürür. Gnsulin gibi, vücudun kendi kan Gekerini etkin bir Gekilde kullanmasına yardım eder. Egzersiz, kilo
kaybetmenize de yardımcı olur.

Glaçlar
Diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlar iki türdür.

1)Gnsülinler
2)Ağız yolu ile kullanılan tabletler

Gnsülin kan Gekeri seviyelerini en etkili düGüren maddedir. Tip 1 diyabetli kiGiler, yaGantılarını normal düzeyde sürdürebilmek için günde
2-3, hatta 4 defa insülin yapmak zorundadırlar.

Tip 2 diyabetli kiGiler, kan Gekerlerini düGürmek için oral hipoglisemik ilaçlara ihtiyaç duyarlar, çok az bir kısmı da insulin enjeksiyonu
ihtiyacında da olabilirler.

Diyet, insülin, ağız yolu ile alınan ilaçlar ve egzersizin dengesini doğru olarak oluGturmak çok önemlidir.
Bu dengeyi baGarmak, diyabetli bir kiGi için yaGam boyu, usanmadan sürecek bir disiplin gerektirir.
Amerika BirleGik Devletleri.nde ve Kanada.da yapılan Diyabet Komplikasyonlarını Kontrol ÇalıGması (DCCT) ve Gngiltere.de , Oxford
Üniversitesinde yapılan Diyabet ÇalıGması (UKPDS) sonunda, kan Geker seviyelerini mümkün olduğunca normal seviyelere yakın tutma
giriGimi ile diyabetin komplikasyonlarının geliGimini geciktirme ve önleme de çok yararlı olduğu ortaya konmuGtur. Bu çalıGmalarda;
* Göz Hastalığı geliGtirme riskinde %76.ya kadar bir azalma,
* Böbrek Hastalığı geliGme riskinde %50.ye kadar bir azalma,
* Sinir Hastalığı geliGme riskinde %60.a kadar bir azalma,
* Felçlerde %33 den fazla bir azalma,
* Uzun vadeli komplikasyonlardan ölümde %33.e kadar bir azalma olduğu bu uzun süreli ve binlerce hasta üzerinde yapılan çalıGmalarla
ortaya konmuGtur.

Sağlıklı YaGam Tarzı

Gyi haber, her Geker hastasının normal insanlar gibi bir hayat sürdürebilmesidir. Bunun sırrı, iyi kontrolde yatmaktadır. Böylece diyabet
sizi değil, siz diyabeti kontrol edeceksiniz. AGağıdakiler, dört unsurlu sağlıklı bir yaGam tarzı planını uygulamak için önemli kılavuzlardır.
* Dengeli bir diyet
* Fiziksel aktivite
* Tıbbi yardım (Glaç)
* Sosyal yaGamın düzenlenmesi

Diyabetimiz olsun olmasın, sağlıklı bir Gekilde beslenmelisiniz ve düzenli olarak egzersiz yapmalısınız. Sağlıklı bir yaGam tarzı tip 2
diyabetin baGlamasını önlemeye ve mevcut hastalığı olanlarda diyabete bağlı komplikasyonları sınırlamaya yardımcı olabilir.
Dengeli Bir Diyet
Çok iyi dengeli, sağlıklı yeme planı, diyabetli tüm kiGiler için iyi bir kan Gekeri kontrolünü sağlamada köGetaGı görevini üstlenmektedir.
Gnsülin veya tabletler ile tedavi edilmiG olup olmadığınıza bakılmaksızın siz her zaman, bilinçli bir yeme planını izlemek zorundasınız.
Yani, diyabetik denilen diyet gerçekte bir diyet değildir. Fakat, tüm aile için ideal olan sağlıklı bir yeme planıdır. Sağlıklı yemek, yalnızca
kan Geker seviyelerini kontrol etmeye yardımcı olmaz (böylece diyabete bağlı komplikasyonların baGlangıcını da geciktirir), fakat aynı
zamanda vücut kilosunu korumaya ve kalp hastalığını önlemeye yardımcı olur. Eski bir deyiG olan “Ne yerseniz, O.sunuz” cümlesi
kesinlikle doğrudur. Kan Gekeri seviyeleri yediğiniz her Geyden etkilenmektedir. Akıllı yemek seçimleri sağlıklı bir yaGam ve hastalığı önlemek için anahtar görevini görür.

Fiziksel Egzersiz

Günümüzde, eriGkinlerin çoğu ve giderek artan sayıda çocuklar, inaktif bir yaGam tarzı sürdürmektedirler. „Fitnes., geliGmiG ülkelerde
moda olmasına rağmen, biz bunu uygulamada hala aktif değiliz. Fiziksel aktivite herkes için çok önemlidir. Egzersiz, „fitnes.in
geliGmesine yardımcı olur, kalori yakar ve böylece beden yağlarını azalır ve kas tonusü artar. Fiziksel aktivite iyi bir sağlık için anahtar
görevini görür.

Diyabetli kiGiler için, egzersiz kan Gekerini düGürür, aynı zamanda, vücudumuzun kan Gekerini etkili bir Gekilde kullanmaya yardımcı olur
(Gnsulin duyarlılığını arttırır). Kilo kontrolü ve psikolojik olarak kendini iyi hissetmeyi de sağlar.

Farmakolojik Yardım

Gnsülin kan Gekeri seviyelerini azaltan bir maddedir. Vücut kendi insülinini yapamadığında (Tip 1 diyabetlide olduğu gibi, dıGarıdan insülin
vermek tedavinin esasını teGkil eder. Tip 1 diyabetli kiGiler, sorunsuz ve iyi ayar için günlük yoğun insülin tedavisine ihtiyaç duyar. Planlı
yaGamak, kan Gekerlerini düzenli kontrol etmek (self-monitoring) ve ona göre insülin dozlarını ayarlamak ve doktoru ile iliGki kurmak en
önemli görevi olmalıdır.)

Tip 2 diyabette, bir miktar insülin vücut tarafından üretilir. Fakat ihtiyacı karGılayacak yeterlilikte değildir. Tip 2 diyabetli kiGiler, kan
Gekerini düGürmek için oral hipoglisemik ilaç kullanırlar ve bazıları insülin enjeksiyonu ihtiyacında olabilirler (Tip 2 diyabetli kiGilerin %30.u
durumlarını kontrol için biraz veya tamamen enjeksiyon ihtiyacında olabilirler). Buradaki önemli nokta, durumunuza uygun yeterli yardım
aldığınızdan ve yaGamınızda gerekli ayarlamalar yaptığınızdan emin olmaktır. Kontrol eden kiGi siz olmalısınız (Self-monitoring).

Sosyal YaGam

Bir sosyal yaGama sahip olmak demek, diyabetlide sağlıklı yaGam tarzının gerekli bir parçasıdır. Diyabetin kontrolü için sağlıklı yaGama
uyum, Garttır. Sağlıklı bir sosyal yaGam, arkadaGlarla ve aile ile birlikte diyabete ait problemleri önlemek ve stresi azaltmak için gereklidir.
Bu aynı zamanda diyabetin istenmeyen belirtilerini ve yan etkilerini azaltır.
Dengeli ve bilinçli bir diyetle, bir partide eğlenmek veya bir kutlamada bulunmak doğaldır. Sağlıklı bir yiyecek rehberi herkese tavsiye
edilebilir ve bu Gekilde beslenmek, sıkıcı değildir. Egzersiz de ilave edilirse sosyal yaGamınız daha renkli ve düzgün olur. ArkadaGlarla ve
aile ile yürüyüGe çıkmak ve bir arkadaG ile lokal bir spor kulubüne üye olmak, egzersizi eğlenceli hale getirebilir. Ve hem vücut ve hem de
zihinsel rahatlık için büyük bir fırsat sunar.

Diyabetten Korunmak Gçin Ne Yapabilirim ?
Korunma

Diyabetin bizzat kendisi ve risk faktörleri için halka iliGkin ve profesyonel farkındalık düzeyi, onun kontrolü ve korunmasına doğru atılmıG
önemli bir adımdır. Bu kapsamda,
• Temel Korunma
• Gkincil Korunma vardır.

Temel Korunma; kiGileri tanımlar ve onları diyabet geliGtirme riskinden korur. Böylece hem diyabet bakımı ihtiyacını ve hem de diyabete
iliGkin komplikasyonların tedavi ihtiyacını azaltacak bir etkiye sahip olurlar.
Tip 1 diyabetden korunulabileceğini gösteren bir olay yokken, tip 2 diyabet için temel korunma potansiyel olarak mevcuttur (kilo ve
fiziksel aktivite).
Kilo kontrolünü ve artmıG fiziksel aktiviteyi hedefleyen yaGam tarzı değiGimleri, tip 2 diyabetin korunmasında önemli, genel unsurlardır.
Vücut kilosunu azaltmanın ve fiziksel aktiviteyi arttırmanın yararları tip 2 diyabetle sınırlandırılamaz. Aynı zamanda, kalp hastalığını ve
yüksek kan basıncını azaltmada da bir rol oynamaktadır.
Gkincil Korunma; komplikasyonları erken saptamayı ve korunmayı içermektedir. Böylece tedavi ihtiyacı azalır.
Diyabetin seyri sırasında erken atılan adımlar, eğer özellikle hastaneye yatmayı önlüyor ise yaGam kalitesine iliGkin olarak daha yararlıdır
ve maliyeti daha düGüktür.
Günümüzde iyi kan glukoz seviyeleri kontrolünün bilahare komplikasyon geliGtirme riskini azaltabildiğine ve tüm diyabet tiplerinde
progresyonu yavaGlatabildiğine iliGkin, sonuçsal olaylar mevcuttur. Yüksek kan basıncı ve artmıG kan lipitlerinin kontrolü eGit Gekilde
önemlidir.

DÜNYADA DGYABET :

gu an dünyada 250 milyon diyabetli bulunmaktadır. Bundan 20 yıl sonra bu rakam 380 milyonu bulacaktır. Diyabet, komplikasyonlarıyla
çocuk ya da büyük ayrımı yapmaksızın zarar vermektedir. Tip 1 diyabet ise her yıl %3 artmaktadır. Daha da önemlisi okul öncesi yaGı
çocuklarda bu oran %5.i bulmaktadır. Dünya çapında 70 000 tip 1 diyabetli 15 yaGın altındadır ve hemen hemen günde 200 çocuk bu
sayıya eklenmektedir. Çocuklarda görülen tip 2 diyabet de dünyada büyük bir hızla artmaktadır. Son 15 yılda %50 artıG gözlenmiGtir. Bu
artıG hızı, büyüklerde görülen artıG hızına benzer seviyededir. Bugün her iki grup için Geker hastalığı alarm vermektedir.

GeliGmekte Olan Ülkelerde Diyabetten Korunma;
GeliGmekte olan dünyanın, gelecekte, artan diyabet epidemisinin yükünü taGıması beklenirken, diyabetten korunma, özellikle bu
dünyanın geliGmekte olan ülkelerinde güç olmasına rağmen, çok acil bir sorundur.
Çoğu geliGen ülkelerde, sağlık kuralları ve servisleri, diyabet gibi iletiGimsiz hastalıklar üzerinde daha fazla vurgulama yapmak
ihtiyacındadırlar. Fakat bu ülkelerin çoğunda ve geliGmiG olanlarda da karar vericiler diyabet bilincinden ve korunmaya yatırım için
politikasal arzudan yoksundurlar.
Gelecek araGtırmalar için kaynaklar bulunmalıdır. Glerlemenin sınırlandığı ülkelerde diyabetin monitorize edilmesinde standartların ve
gözetimlerin kurulması ihtiyacı mevcutdur.

Diyabet AGısı (Vaccines) Diyabeti Önler mi?

AGı, bilindiği gibi herhangi bir hastalıkta, hastalık ajanı olan nedenin zayıflatılmıG Geklinin organizmaya verilmesi, organizmanın immün
sisteminin buna karGı antikor oluGturmasıdır. Burada T cell hücreleri yabancı hücre ile savaGa girerler. Enfeksiyonlarda hadise bu Gekilde
olur. Gmmün sistemde geliGen bu hücreler organizmada 20 yıl, bazen daha da uzun kalabilirler.
geker hastalığında hatırlanacağı gibi oto-immün sistem bozukluğuna bağlı olan, tip 1 diyabettir. GeliGen oto-immün reaksiyon T hücre
yolu ile beta hücrelerine saldırırlar. Virütik enfeksiyonlar direkt etkili değildir fakat indirekt yolla, immün sistem atağının baGlamasına
neden olurlar.

Diyabette aGı, immün sistemi frenleyici ve beta hücrelerinin vital immün cevaplarını önleyici olmalıdır. Kanser ve transplantasyonlarda
kullanılan „immunosupresifler. gibi tüm immün sistemi bloke etmemelidir.
Timus bezi canlıların immün sisteminin cevabını yapan T hücrelerinin yoğun olduğu yerdir. Bu bezden hazırlanan ekstreler farelerde aGı
olarak kullanılmaktadır. Beta hücresindeki bazı moleküllerin T hücresini tanıması gerekir. Bu çok zor bir iGtir. Bu moleküllerin verildiği
kimselerde beta hücresi immün sistem reaksiyonunda bir artıG olmaktadır. Bu reaksiyon diyabeti ağırlaGtırabileceği gibi, diyabeti mevcut
olmayanda hastalığı ortaya da çıkarabilir. Bazen de diğer oto-immün hastalıklara yol açabilir.
ÇalıGmalar tip 1 diyabetlilerde immün reaksiyon, kan Gekerinin ani artıGından genellikle 5-10 yıl önce baGlar. gahısların hastalıklarından
haberleri yoktur.

Sorun aGının bu dönemlerde mi yoksa daha önce mi yapılması gerektiğidir? Hayvan tecrübelerinde bu aGılama T hücresinin tanıdığı en
az üç protein molekülünün enjeksiyonu, burundan veya ağızdan verilmesi Geklinde olabilir. Koruyucu etki sıçanlarda hayat boyudur.
Gnsanlarda aGı olarak insülin, Gad 65 ve heat-shock protein 65 kullanılmaktadır. Bu proteinlerin uyardığı T hücreleri „interleukin
salgılamaktadırlar. Gnterleuin 10.un protektif (koruyucu) etkisi vardır. „Gnterleukin olması için beta hücresinin mevcut olması gerekir. Beta
hücresinde bahsettiğimiz proteinlere karGı protektif T hücresi oluGması gerekir.
gimdilik, tip 1 diyabet gibi oto-immün bir hastalıkta hemen aGıya baGlamanın erken olduğunu fakat, gelecek için çok ümit verici olduğunu
bilmek gerekir.

Çocuklarda Ve Ergenlik Çağında Diyabet
Diyabet her yaGtaki çocukta görülebilir Diyabet çocukluk çağının en sık görülen kronik hastalığıdır. Bebeklikten oyun çocuğuna ve
ergenlik çağına kadar her yaGtaki çocukta görülebilir.
Çoğunlukla tanı daha geç yaGlarda konmaktadır ve ancak hayatı tehdit edici oranda Geker yüksekliği ortaya çıktığında anlaGılmaktadır.
Bazen viral enfeksiyonlarla karıGtırılır.
Dünyanın birçok bölgesinde tip 1 diyabeti olan çocukların yeterli imkanları olmaması sebebiyle hayatta kalmaları mümkün olmamaktadır.
Özellikle geliGmemiG ya da az geliGmiG ülkelerde bu durum mevcuttur.
2007 ve 2008 Dünya Diyabet Günleri bu durumdaki ülkelerde diyabetin farkına varılmasını sağlamak, bilinci arttırmak amacını
gütmüGtür. Tip 1 ve tip 2 diyabetli çocukların erken tanısının komplikasyonları önlemedeki önemi vurgulanmıGtır.

SGZGN ÇOCUĞUNUZDA DA DGYABET OLABGLGR MG?
Diyabetin çarpıcı belirtileri:

• Sık idrara çıkma,
• AGırı susama,
• Terleme,
• Sık acıkma,
• Kilo kaybı,
• Halsizlik,
• Konsantrasyon bozukluğu,
• Bulanık görme,
• Karın ağrısı ve kusma, sık hastalanmadır.
DGYABETLG ÇOCUKLAR SAĞLIKLI BGR YAgAM SÜREBGLGR:
Birçok ülkede halen Gekerin büyüklerin hastalığı olduğu gibi bir yanılgı vardır. Bu nedenle çocuklarda tanı gecikmektedir. Bu gecikmeler
maalesef ölümlere neden olmaktadır. Bu tür bildiriler saysinde çocukların daha erken tanı alması, tedavi yoluna daha erken girmesi,
eğitilmeleri mümkün olur. Böylece bu çocukların tüm hayatlarını sağlıklı geçirmeleri sağlanabilir. Çocuklar her gün Gekerlerini ölçer,
insülin yapar, yemeklerini Gekere göre ayarlar. Bir yandan da aynı çocuk, normal çocuklar gibi eğitimine devam eder ve bluğ çağına gelir.
Bu geliGimin sağlıklı yürümesini sağlayabilmek için çok kiGinin beraber hareketi önem taGımaktadır. Diyabeti tedavi eden ekip kadar aile
ve okulun da birlikte hareket etmesi lazımdır. Bu Gekilde alınacak önlemler sayesinde tip 1 ve tip 2 diyabetli çocuklar mümkün olan en az
zararı görürler.
Çocuklarda Tip 2 diyabetin belirtileri Tip 1 diyabete benzemesine rağmen insülin duyarlılığı %30 azalmıGtır.
Diyabetle yaGayan çocuk çektiği sıkıntılardan iyi bir psikolojik yardım, duyarlı bir aile ve okulda öğretmenlerinin yardımlarıyla kurtulabilir.

OKULDA DGYABET:
Birçok ülkede çocuklar yaklaGık 7 saatlerini okulda geçirmektedir. Okulda farklı birçok sorun diyabetli çocukların karGısına çıkmaktadır.
geker seviyeleri de değiGmektedir çünkü yemek saatleri ve insülin uygulanmasından doğan sorunlar yaGanmaktadır. Diyabetli çocukların
okulda daha özgür hareketinin sağlanması, Gekerlerini ayarlamak için önemlidir. Çocukların ihtiyaç duyacağı Geker ölçüm ekipmanları,
insülin saklama koGulları, atıGtırmalıkların ve hızlı etkili karbonhidratların sağlanması gerekir. Diyabetli çocuklar için çok önemli olan,
sağlıkçıların veya diyabet tedavi gurubuyla okul çalıGanlarının birlikteliğidir. Ve iyi planlama yapmak gerekir.
• Gnsülin yapılması ve Geker ölçümü rutin hale getirilmelidir.
• Çocuğun kendi Gekerini tedavi etme kabiliyeti araGtırılmalıdır.
• DüGük ve yüksek Gekerin belirtileri iyice öğretilmelidir.
• Gerekli ekipmanlar sağlanmalıdır.
• Yiyecekler ve atıGtırmalıklar bulundurulmalıdır.
• Fiziksel aktivite öğretilmeli ve uygulanmalıdır.
• Acil durumlarda bağlantıya geçilecek ailenin, doktorların telefon ve adresleri bulundurulmalıdır.
Bütün bunlar, birlikte çalıGma yöntemiyle uygulandığınoa çocuğun sağlığına daha olumlu yansıyacaktır.

IDF.GN ÇOCUKLAR GÇGN SAĞLIKLI YAgAM PROGRAMI:
GeliGmekte olan ülkelerde çocuk diyabeti tedavisi geliGmiG ülkelerdeki gibi değildir. ÇeGitli ülkelerde baGlatılan giriGimlerle bu durum
değiGtirilmeye çalıGılmaktadır. Ülkemizde de diyabetli çocuklara insülin temini için, insülün bankaları ve eğitim merkezleri kurulmuGtur.

gGgMANLIK DIgINDA DGĞER RGSK FAKTÖRLERG GSE:
• Ailede tip 2 diyabet öyküsü,
• Etnik özellikler,
• Yüksek kan basıncı,
• Lipit (kan yağları) bozukluğu,
• Azalan fizik aktivite
, • Doğumda düGük ya da fazla kilolu doğmaktır.

Tip 2 diyabetli çocukların güçlü bir aile hikayesi vardır. Ayrıca bazı gruplarda, etnik kökenlerine bağlı olarak risk daha fazladır. Bu etnik
grupların en bilineni PGMA yerlileridir. Bununla beraber gebelikte diyabet olan annelerin de çocuklarında daha fazla tip 2 diyabet
görüldüğü gözlenmiGtir. Gebelik diyabeti, ortaya çıktığında mutlaka çok sıkı tedavi edilmelidir.
Tip 2 diyabet çocuklarda çok yavaG seyirle geliGir. Sıklıkla ergenlik çağında görüldüğü bilinmektedir. Belki de insülin duyarlılığı bu yaGlara
doğru azalmaktadır. Çünkü bu yaGlarda vücudun %30 oranında değiGimi söz konusudur. Çocuktaki tip 2 diyabet, tip1 diyabete benzer
bulgular gösterir, ancak daha hafif seyreder. Bazı çocuklarda ise büyüklerde görünen semptomların tamamı görülmeyebilir. Bu gizli kalıG,
diyabetin çocuklara daha çok zarar vermesine neden olur. Örneğin bazı çocuklarda tanı konduğu anda zararların oluGtuğunu tespit
edilmiGtir. Büyüklerde görünen komplikasyonların çocuklarda daha az görüldüğü gibi bir yanılgıya düGülmemelidir. Kalpteki zararların,
yüksek tansiyon ve anormal kan yağlarının artıGının çocuklarda da aynı oranda görüldüğü bilinmelidir.
Çocuklarda ve büyüklerde diyabet tedavisi hayat boyu sürer. Aslında çocukların tedavisini yapmak, onlara özgü zorluklar içerir. Bu
zorlukları Göyle sıralamak mümkündür.

• En temel farklılık bu çocukların büyüme çağında olmalarıdır.
• Yine önemli bir sorun da ailelerin çocuğun yemek biçimine yardım edememeleridir. Çünkü çocuk çok gençtir ve hastalığın bilincinde
değildir.

• Bununla birlikte çocuğun tedavisi daha çok kiGinin birlikte hareketini gerektirir;
örneğin çevrenin çocuğu takibi önemlidir;
ayrıca okulun çok büyük önemi vardır.
DGYABET FARKLI YAgLARDA FARKLI SORUNLARLA KARgIMIZA ÇIKAR!
Okul öncesi çocuklardaki zorluklar

• Aileye ve sağlık çalıGanlarına bağlı olan sorunlar,
• Normal olmayan yemek çeGitleri ve aktivite,
• Gnsülin yaparken ve Geker ölçerken çocuğun canının acıması,
• Hipoglisemiler.Okul çağı çocuklardaki zorluklar

• Okul ve çevre değiGikliği nedeniyle zorluklar yaGanır.
• BaGka çocuklarla birlikte olmanın getirdiği zorluklar vardır.
• Çocukların kan Gekerini kendi ayarlamayı öğrenmesinden kaynaklanan sorunlar vardır.
• Kan Gekerlerini okula ve çevreye adapte etmeleri yine bir zorluktur.

BÜYÜDÜKTEN SONRA YAgANAN ZORLUKLAR:

• Ergenlik çağında insülin hassasiyeti artar.
• Çocukluktan hızla olgunluğa geçiG baGlı baGına bir sorundur.
• Depresyon ve korkular önemli bir risktir.

Çocuk diyabetinde temel amaç, çocukların Gekerden zarar görmelerini engellemek ve komplikasyonları azaltmaktır. Bunu yaparken
çocuğun normal geliGimini de sürdürmesi sağlanmalıdır. Bu yaklaGımın uygulanması, aynı zamanda çocukların yüksek ve düGük
Gekerden korunması demektir.

Tip 1 diyabetli çocuklar günde 3.ten daha fazla insülin veya pompa kullanırlaken, tip 2 diyabetli çocuklar hap veya insülin ya da her ikisini
beraber alabilirler. Kanıtlar tip 2 diyabetli çocukların insülin kullananlarının büyüklere göre daha fazla olduğunu gösteriyor. Ayrıca ilaçlar
dıGında bu çocukların iyi diyet ve egzersiz yapmaları, Geker seviyesini düzeltmek için çok önemlidir.
Egzersiz her iki tip diyabet için de çocuklarda çok önemlidir. Bu sayede kan Gekeri düGerken insülin duyarlılığı artar ve vücut yağ oranı
azalırken kas kitlesi artar. Bu sayede kalp problemleri ve tansiyon sorunları da azalır.
Çocukları tedavi ederken birçok Geyi birlikte yapmak gerekir. geker hedeflerini belirlemek, kan Gekerini sıklıkla ölçmek, sıklıkla insülin
yapmak ve ilaçla beraber diyetin iyi yapılması önem taGımaktadır. Eğitim, diyabet tedavisinin anahtarıdır. YaGa bağlı olarak çocuklar
aileleriyle birlikte eğitim sayesinde Gekerlerini ayarlayabilirler.
Ailenin eğitimi de çok önemlidir. Sağlıkçılar, aile, ailenin diğer fertleri, okuldaki öğretmenler hep beraber doğru eğitimle tedavinin daha iyi
gitmesini sağlayabilirler. Böylece gelecekte oluGacak sorunlar çok önceden önlenmiG olur. Diyabet eğitimi yaGa ve bölgesel farkılılıklara
bağlı olarak çocuğa özgü verilmelidir.

KORUNMA ÖNLEMLERG:

• Günümüzde tip 1 diyabetin oluGumu önlenemiyor. Diyabetin sebebi halen araGtırılmakta ve bilinmeyen yönleri bulunmaya
çalıGılmaktadır.
• Tip 2 diyabet ise baGlangıçta önlenebilir bir durumdur; çünkü çoğu zaman GiGmanlığa ve hareketsizliğe bağlanmaktadır.
• Çin.de, Finlandiya.da ve Amerika BirleGik Devletleri.nde yapılan çalıGmalarda, egzersizle kilo kaybedince hastalığın oluGmadığı
gözlenmiGtir.
• Dünyadaki birçok ülke, okullarda ve topluma yönelik olarak, genel anlamda sağlıklı yaGamı ve sağlıklı çevreyi öğreten eğitim
programları ve dersleri desteklemektedir.
• Okulların bir kısmı kantinlerde daha çok meyve ve sebze yemeyi özendirmektedir. Bazı okullarda ise çocuklar Gekerli içecekleri
azaltmaya ve aktiviteye yönlendirilmektedir.
• Ayrıca bazı sağlıkçılar vücut kitle indeksi ölçümü yaparak, çocukların aileleriyle bu durumu tartıGıp çözümler aranmasını sağlamıGlardır.
• Bazı bölgesel kuruluGlar da hayat boyu sağlıklı yaGamı öğretmek için kolları sıvamıGlardır.
• Bilgilendirici okul programları birçok bölgede öne çıkmaktadır.
• Konuyla ilgili televizyon ve radyo programları da yapılmaktadır.

IDF
• Diyabet ve komplikasyonları hakkında dünyayı bilgilendirmek,
• Diyabet eğitimlerini desteklemek,
• Eğitim tedavi ve değiGimler için ülkelere destek vermek,
• Diyabetlilerin haklarını savunmak ve
• Diyabeti önlemek ve bakımını sağlamak için çalıGıyor.

Hükümetler tip 2 diyabetin tanınmasına halk sağlığı için çok önem vermektedirler
IDF, 1950.de kurulmuG ve 160 ülkede 200 diyabet cemiyetinin üye olduğu büyük bir kuruluGtur.
Dünya Sağlık Örgütü ve BirleGmiG Milletler iGbirliği ile çalıGır.

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      100 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Hava Durumu
Anlık
Yarın
28° 34° 19°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret951